23 Temmuz 2018 Pazartesi

Pazartesi...

Merhaba,
Muhtemelen birçok kişi pazartesi gününü iş günü başlangıcı olduğu için sevmiyordur. Ama benim için biraz farklı, pazartesi günü gelsin de biraz dinleneyim ve uyuyayım diye beklerim. Her nedense bugün yine de erken kalktım. İçimde de garip bir üzüntü ile.. Nedenini pek anlamadım, belki de rüyamda üzücü birşeyler görmüşümdür. Hayr olsun.

Havaların sıcaklığı genelde 33 derecelerden bir aşağı bir yukarı çıkıyor. Mersin'in plaka kodu buradan alınmış olsa gerek dersem doğru olmaz. :) Çünkü plaka kodları genelde alfabetik sıraya göre verilmiş. Tabii sonraları bu düzende değiştirmeler ve eklemeler yapıldığı için düzen bozukluğu mevcut. Bu hava sıcaklarından dolayı dışarıda geçirdiğim bir iki saatlik sonrasında güneş cildimi yaktı. Beyaz ten, şimdi siyah bir tene dönmüş durumda. Bazı insanlar güneşlenmek için güneşe çıkarken, ben güneşe yakalanmamak için elimden geleni yapıyorum.

Her neyse...Bu kadarlık karalama yeter. Şimdi dışarıya çıkmam için hazırlanmam gerek.
İyi günler.

26 Haziran 2018 Salı

Hello everybody :)

I know, I know..
I have never started like this. I am still trying to learn english and also trying to learn spanish, italiano, french, russian.... but it's makes me confused.. Sometimes i want to speaking in arabic.. but i found myself speaking in english... That's weird. I should learn arabic first maybe.. Hmmm.. maybe... I should learn English first...


Never mind... I will continue writing.. Bye all.

31 Mayıs 2018 Perşembe

Evdeyim

Günaydın.  Dün saat 9:30 sularında eve ulaştım. Askerlik bitti sadece 13 Haziran'a kadar asker sayılıyoruz.

27 Mayıs 2018 Pazar

Sahur vakti

Sahura kalktım desem yanlış olur galiba.  Çünkü uyumadım. İki ufak sigara böreği ve birkaç zeytin ve bir kibrit kutusu tahin pekmez ile geçistirdik.  Az kaldı sabrediyorum.

26 Mayıs 2018 Cumartesi

Askeriyede son günler

Bugün terhis muayenesi için revire doğru yol aldık.  Bir saat süren bekleme ardından belgeleri imzalattık. Muayene için bir form verip doldurmamız istenmişti. Bu formda boy, kilo, tansiyon değeri ve askerlik boyunca herhangi bir yaralanma olup olmadığı soruluyordu. Muayene dönüşü Kantine uğrayıp birkaç şey aldık. Sonra birliğe doğru yol aldık.  Benim nöbet saatim yaklaştığı için direk nöbet yerine gittim. Bugün nöbet kulübesinde beklerken 1,5 m. uzunluğunda ve 7-8 cm. kalınlığında bir Boz yılan önümden geçti.  Ben o an geriliyeyim mi yoksa saldırsam mı diye düşünürken o çoktan yolu aşmıştı. Ben de gerilemiş o yöne bakarken yine aynı taraftan başka bir kızıla çalmış yılan başının siper alınacak yerdeki çuvalların oradan uzandığını görünce iyice geriye adım adım geriledim ve yılan zaten tekrar beni görünce geriye çekilmişti.  Nöbetim bitti ve ben arkadaşları bilgilendirdim, dikkatli olmaları için.

29 Ağustos 2017 Salı

The Defenders - Birinci Bölüm

D - Birşey diyebilir miyim?
K - Tabii.
D - O paranın ailene yardımı dokunacak. Ama şu noktadan sonra senin için işler daha da zorlaşacak Aaron. Daha yolun başında olduğunu biliyorsun değil mi? Herkes sana ne hissetmen gerektiğini söyleyecek. Doktorlar olumlu olmanı, ailen kendine acımamanı, kızmamanı...
K - Zaten kızgınım.
D - Kime?
K - Herkese. Hayatımı geri istiyorum.
D - Bunu sana onlar veremez. Belki tekrar yürürsün. Umarım. Ama belki yürümezsin. Ama işler zorlaştıkça sorunlarla başa çıkma yeteneğin, gülümseyip her şey yolundaymış gibi davranmaktan 100 kat daha güçlüdür. Anlıyor musun? Bak, sana hayatını kimse geri veremez Aaron. Onu alacak olan sensin. 

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Cenaze İşlemleri

Babaannem kalça kemiği kırılmasından dolayı hastaneye düştüğünden beri neredeyse 2-3 ay geçti. Hastaneye düştükten ameliyat olduktan sonra yatağında hareket ettirilmediğinden dolayı sırtında oluşan yatak yarası derinleşti. Bulunduğu hastaneden Şehir hastanesine taşındığından sonra 1,5 ay sonra halamın ikisi hastanede babaannemin yanında beklerken, diğer halam ve amcam bizdeyken yattığım odadan biraz mırıldanmalardan sonra garip bir hıçkırıklı ağlama ile uykumdan uyandım. O gün iyiye gittiğini düşündükleri ve hiç beklenmedik bu olay karşısında yoğun bir gün geçirdim.
Ağabeylerim işten izin aldıktan sonra kazma kürekle arabaya binip, mezarlığa kadar bıraktıktan sonra bir bayan ölü yıkayıcısının kapısına gittik çünkü hastane morgunda erkek ölü yıkayıcısı mevcut değildi. O sırada ölüm raporu almak için beklemedeyken bizde gidip bir manifaturacıdan 140 tl'ye bayan için kefen aldık. Kefeni hastaneye bıraktıktan sonra ölüm raporunu alıp, mezarlığa gidip 10 tane mezar taşı aldık ardından şehir mezarlığına giderek yakınımızdaki ağabeylerimizin kazdığı mezarın yerini belirterek orası için 170 tl verip birde Babaannemin adının yazılı olduğu levhayı alıp, amcama bıraktım. Ben cenaze arabasıyla tekrar hastane yolunu tutarken, amcam mezarlığa gidip, taş ve levhayı bıraktı. Bir çok akrabamız hastanenin önünde bekliyordu. Cenaze çıktıktan sonra benim ilk önce cenaze arabasıyla bizim evimize gitmemizin gerektiğini ardından mezarlığa gidilmesi gerektiğini söylediler. Bende yol gösterici olarak cenaze arabasına tekrardan bindim. Arkamızda konvoyun geldiğini bilmediğimden neden hızlı gidiyorsun diye eleştiride aldım. Sanki arabayı ben sürüyordum. Her neyse eve geldik. Biraz bekledikten sonra cenazeyi mezarlığa götürdük, cenaze namazı ve defin işlemi derken eve döndük... Birçok eksiğimiz olduğundan ötürü şimdi de misafirlere hizmet etmek işi kalmıştı. 
2,5 kilo çay : 100 tl
Plastik bardak, karton bardak, cam bardak, çay kaşığı, 15 koli su, soğuk tutulması için buzcudan buz, çay şekeri, peçete, ıslak mendil, 2 gün boyunca öğle akşam yemek, 3.gün sadece mevlüd için yemek, fakirlere dağıtmak için 225 ekmek, helva, tuz... derken yaklaşık 10  milyara yakın  (düşürülmüş hâli) masraf çıktı.

Ayrıca birde üstüne garip tripler ve isteklerle de karşılaştık... Bu taziye işlerine açıkçası çok anlam veremiyorum. Taziye için gelenler sana destek verip yardımcı olacaklarına neden iş buyurur ve keyiflerine düşkün şeyler isterler anlamamda... Her neyse...

Bunlar bir not olsun... Belki bir gün lazım olur. Allâh tekrarını göstermesin.